İngiltere Başbakanı David Cameron, ülkesinin Gazze'ye yapılan yardımını 10 milyon sterline çıkardığını duyurdu.
Cameron, İngiltere'nin kuzeybatısındaki Cheshire bölgesine ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ülkesinin daha önce 7 milyon sterlin yardımda bulunulduğunu hatırlatarak, buna ek 3 milyon sterlin maddi yardımla Gazze halkına acil gıda sağlanacağını belirtti.
Başbakan Cameron, Gazze'deki durumu "tamamen trajik ve korkunç" olarak tanımlayarak hem İsrail hem de Hamas'a çatışmaya son verme çağrısında bulundu. İngiltere Başbakanı Cameron, Gazze'de yaşananları televizyondan izlemenin yürekleri parçaladığını ifade ederek, "Ancak, şartsız ve acil ateşkes çağrısında bulunurken birkaç noktayı da açıklığa kavuşturmalıyız. Evet, Gazze'de yaşananlar ve can kaybı korkunç ancak son birkaç gün içinde ne zaman ateşkes sağlandıysa, bu ateşkesin İsrailliler tarafından uyulduğunu, Hamas tarafından ise gözlenmediğini hatırlamalıyız. Hamas, askeri veya siyasi hedef gözetmeyen füze saldırılarına devam ediyor. Saldırıları ayrım gözetmeksizin, verebileceği en fazla zararı vermeye çalışarak İsrail'in içini hedefliyor. Yani, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için bunun durması gerektiğini anlamalıyız" diye konuştu.
Uluslararası Kalkınma Bakanı Justine Greening de İngiltere'nin Gazze'ye yaptığı yardımların artırılmasına ilişkin açıklamada, ek 3 milyon sterlinin Gazze'de 300 binden fazla kişiye bir ay boyunca acil gıda sağlamasını beklediğini söyledi.
Greening, yardım ajanslarının Gazze'ye malzeme ve yardım ekibi götürebilmesi için İngiliz hükümetinin devrede olduğunu belirterek, "Gazze'de ölü sayısı artıyor ve çoğu çocuk olmak üzere 200 binden fazla kişi evlerinden edildi. Akan kanı bir an önce durdurmalıyız. Gazze'deki durum vahim. İngiltere, acil ihtiyaçların karşılanması için yardımda bulunuyor. En son yardımı, 3 milyon sterlinle yüz binlerce savunmasız kişiye gıda sağlanması da buna dahil" dedi.
İngiliz Bakan Greening, tüm tarafları uluslararası insancıl hukuka bağlı kalmaya, sivillerin zarar görmemesi için tüm uygulanabilir önlemlerin alınması çağrısında bulunurken, Gazze'de giderek kötüleşen gıda problemine dikkati çekti. Greening, "Birleşmiş Milletlerin son raporlarına göre Gazze'de gıda sıkıntısı yaşanıyor. Bazı gıdaların fiyatlarında keskin artış yaşandığı bildiriliyor" dedi.
İngiltere geçen hafta, Gazze için ayrılan 4 milyon sterlinlik maddi yardımın Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'na (UNRWA) destek amacıyla verileceğini, bunun kalacak yer, hijyen malzemeleri, temiz su, battaniye gibi malzemelerin temininde kullanılacağı belirtmiş, Gazze'deki durumu ele alarak, Uluslararası Kızıl Haç Komitesi'ne de 3 milyon sterlinlik yardımda bulunduğunu duyurmuştu.
31 Temmuz 2014 Perşembe
20 Temmuz 2014 Pazar
Hakkari'de Sokağa Çıkma Yasağı Getirildi.
Hakkari'de önceki gün 4 gencin tartışması sonrası aşiret kavgasına dönüşen olayda bugün kan aktı. Akşam saatlerinde bir evi basan aşiret mensupları 1 kişiyi öldürdü 1 kişiyi yaraladı. Olayların büyümesinden endişe eden Hakkari Valiliği sokağa çıkma yasağı ilan etti.
EV BASIP ADAM ÖLDÜRDÜLER
Saat 16.30 sıralarında ellerinde sopa ve bıçaklarla toplanan Ertoşi ve Pinyanişi aşireti mensupları Bulvar caddesi üzerinde karşılaştı. BDP'liler ve her iki aşiretin liderlerinin araya girmesiyle kavga önlendi. Şehir merkezinden ayrılan bir grup Ertoşi aşireti mensubu saat 19.00 sıralarında silahlarla Bağlar Mahallesi'ndeki Pinyanişi Aşireti mensubu Mustafa Er'in evini bastı. Silahlı saldırıda Mustafa Er hayatını kaybederken, ismi öğrenilemeyen oğlu da yaralandı.
VALİLİK SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN ETTİ
Gerginliğin doruk noktasına ulaştığı kentte geniş güvenlik önlemi alınırken, iki aşirete arasındaki çatışma devam ediyor. Valilik olayların büyümesi üzerine kentte ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan ederken bu durum, camilerden ve polis araçlarından duyuruldu.
ASKER DE GÜVENLİK ÖNLEMİ ALDI
Sokağa çıkma yasağının ardından Hakkari'de polis, özel Harekat timlerinin yanısıra askerler de kentteki güvenlik önlemlerine katıldı. Gece satlerinde çok sayıda 'kirpi' adı verilen zırhlı askeri araçların kentin giriş ve çıkışlarını kontrol altına alarak güvenik önlemi aldıkları gözlendi.
VALİLİK GECE YARISI AÇIKLAMA YAPTI
Hakkari Valiliği, ölüm olayının yaşandığı aşiret kavgasının ardından getirilen sokağa çıkma yasağına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Valilikten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "18-19.07.2014 tarihlerinden itibaren İl merkezinde ortaya çıkan aşiret kavgası nedeni ile bozulan huzur ve asayiş ortamının tekrar tesis edilmesi için 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/c maddesi gereğince Hakkari İli Merkez Belediye hudutları içerisinde 20.07.2014 günü saat 19:15’ten itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir.’’
Kaynak-www.Haberler.com
19 Temmuz 2014 Cumartesi
Hamas Nedir, Kimdir?
Şeyh Ahmed Yasin ‘Hamas’ kısa adıyla bilinen İslami Direniş Hareketi’ni Müslüman Kardeşler Cemaati’nin Filistin sahasında faaliyet gösteren Dr. Abdülaziz Er Rantisi, Dr. Mahmud Ez Zehhar ve diğer üyeleriyle birlikte kurdu.
2004 yılında Şeyh Ahmed Yasin'in İsrail'in düzenlediği bir füze saldırısında ölmesinin ardından hareketin başına, sürgünde yaşayan Halid Meşal geldi.
Hamas hareketinin kuruluşu ilk olarak 1987 yılında ilan edildi, ancak Filistin’de başka isimler altındaki varlığı 1948 öncesi döneme kadar uzanıyor. Hamas hareketi kendisini Mısır’da 1928 yılında kurulan Müslüman Kardeşler Cemaati’nin uzantısı olarak görüyor. 1987’de kuruluşunu ilan etmeden önce Hamas, ‘İsra toprağındaki murabıtlar (sakinler)’ ve ‘İslami Mücadele Hareketi’ adı altında faaliyet gösteriyordu.
MURSİ DEVRİLİNCE KAPILAR KAPANDI
Mısır'da 2011 yılında gerçekleşen devrimin ardından Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu Hürriyet ve Adalet Partisi iktidara gelince, Hamas'a bölgede bir ortak gelmiş oldu. Hamas'ın etkili olduğu ve İsrail ablukası altındaki Gazze şeridinin tek çıkış kapısı olan Mısır ile sınır kapısı Refah açıldı. Ancak Temmuz 2013'teki darbeyle Mursi devrilince, kapı'ihtiyaç oldukça' açılmak üzere yeniden kapandı.
HAMAS'IN FİKRİ VE SİYASİ EĞİLİMLERİ
Hamas, Filistin’de Yahudilerin hakkı olduğuna inanmıyor ve Filistin’den kovmaya çalışıyor. 1967 sınırları çerçevesindeki bir ateşkes yolunda bu hakkı kabul etmekte isteksiz değil, ancak dışarıdan gelen Yahudilerin Tarihi Filistin’deki haklarını tanımıyor. İsrail işgaliyle çekişmesini ‘sınır çekişmesi değil, var oluş çekişmesi’ olarak görüyor. İsrail’e, Filistinlileri kendi diyarlarından tehcir etmeyi ve Arap dünyasının birliğini parçalamayı hedefleyen ‘Batılı Siyonist emperyalizm’ projesinin bir parçası olarak bakıyor. Farklı türleri ve şekilleriyle cihadın Filistin toprağının kurtuluşunun yolu olduğunu düşünüyor, İsraillilerle barış müzakerelerini zaman kaybı ve haklardan ödün verme aracı olarak görüyor.
Hamas, 1991 Madrid Konferansı sonrası Arapların izlediği barış sürecinin yanlış olduğunu düşünüyor ve 1993 yılında Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasındaki Oslo Anlaşması ve öncesindeki karşılıklı tanımaları, FKÖ’nün sözleşmesinin değiştirilmesini, İsrail devletinin ortadan kaldırılması çağrısı yapan cümle ve ifadelerin çıkarılmasını İsrail’e ödün vermek ve Filistin topraklarındaki varlığını tanımak olarak görüyor.
Hamas, dini, siyasi ve sosyal bilinçlenme içinde aktif çalışıyor, siyasi liderleri Filistin ile dışarısı arasında dağılıyor. Filistin içindeki birçok ve çeşitli kurumların yanısıra, dışarıda önemli sayıda kurumdan destek alıyor.
Hamas Siyasi Büro Şefi görevini Halid Meşal yürütüyor.
HAMAS'IN ASKERİ ÇALIŞMASI
Hamas hareketinin askeri çalışması kendi ifadesiyle ‘kapsamlı bir Arap ve İslam özgürlük projesinin yokluğunda Siyonist proje ile mücadele etme amaçlı’ stratejik bir eğilimi temsil ediyor. Hareket askeri çalışmanın, amaçlar gerçekleşene kadar çekişmenin korunun yanmasının ve ‘Arap ve İslam dünyasında yayılmacı Siyonist’genişlemenin engellenmesinin aracı olduğuna inanıyor. Yahudilerle inanç farklılığı yüzünden değil, Filistin’i işgal ettikleri için anlaşamadığını ifade ediyor.
HAMAS'IN ASKERİ KANADI
Hamas, askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları kanalıyla birçok askeri eylem yaptı ve fedai (şehadet/intihar) eylemleri Filistin içine yansıyan uluslararası tartışmaları körükledi. Eylül 2000’de başlayan ve Aksa İntifadası adıyla da bilinen Birinci İntifada'da temel rol oynadı. Hamas, 1987’de çıkan Birinci İntifada'nın da baş aktörüydü.
HAMAS'IN ÖZERK YÖNETİME İLİŞKİN TUTUMU
İslami Direniş Hareketi Hamas, İsrail’in ‘özerk yönetime’ onay vermesinin, Filistin’e getirmesinin, 140 binden fazla polis ve güvenlik gücüyle desteklenmesinin Filistin yönetimine, başta direnişin vurulması ve özerk yönetim örtüsü arkasına gizlenmesi olmak üzere bir dizi yükümlülük dayatma amaçlı olduğunu düşünüyor. Filistin yönetimi ile Hamasarasındaki ilişkilerin nüksetmesine ve Filistin yönetiminin kimi zaman Hamas ve diğer gruplardan üyeleri tutuklamasına rağmen aralarındaki diyalog nadiren kesildi.
HAMAS ABD'NİN TERÖR LİSTESİNDE
ABD, Filistin içinde İsrail işgaline yönelik yaptığı ulusal direnişi terör eylemi olarak görerek Hamas’ı terör listesine koydu. Bu listeyle birlikte ABD, peşi sıra gelen İsrail hükümetlerine, kendi özel araçlarıyla Hamas’tan kurtulmasına yeşil ışık yaktı. Hareketin liderlerine ve kadrosuna yönelik suikastlar ve doğrudan fiziksel tasfiye bu özel araçlardan.
HAMAS VE HÜKÜMET
Hamas 2006’daki Filistin parlamento seçimlerini büyük çoğunlukla kazandı, bu başarıyla Fetih hareketini uzun yıllar tek başına Filistin sahnesinde yer almaktan uzaklaştırdı ve İsmail Haniye başkanlığında bir hükümet kurdu.
Hareket, başarısız kalması yönündeki iç ve dış baskılarla mücadele etti. Kendisi ile Fetih hareketi arasında Gazze Şeridi’nin kontrolü altına girmesiyle son bulan kanlı çekişmeler patlak verdi. Bu durum, Filistin Başkanı Mahmud Abbas’ı, Mekke Anlaşması sonrası kurulan ulusal birlik hükümetinin feshedildiğini ve Selam Feyyad’ın olağanüstü hükümetini kurmakla görevlendirildiğini açıklamaya sevk etti. Abbas ve Meşal arasındaki uzlaşma görüşmeleri de sürüyor.
2006 sonrası Hamas'ın Gazze'de etkil olmasını istemeyen sadece Fetih değildi. İsrail de, Hamas'ın askeri eylemlerini gerekçe göstererek Gazze'yi abluka altına altı. 2007 yılından beri Hamas'ın askeri eylemlerine, günler süren hava bombardımanlarıyla cevap veriyor.
Acun Ilıcalıya Şok Ceza
RTÜK, yapımcılığını Acun Ilıcalı’nın üstlendiği, Star TV’de yayınlanan “O Ses Çocuklar” yarışması nedeniyle kanala 600 bin lira ceza verdi.
Üst Kurul, cezaya gerekçe olarak “Çocukların zihinsel ve ahlaki gelişimlerinin olumsuz etkilenmesi”ni gösterdi. Konuyla ilgili hazırlanan uzman raporunda şu sözlere yer verildi:
“İlk elemeleri geçmiş olan yetenekli çocuklar, şarkı ya da türküyü seslendirerek jürideki ünlülerin oluşturacağı gruplara girebilmek için mücadele etmektedir. Jüride bulunan üç ünlü şarkıcının karşısında seyirlik bir ürün ortaya çıkaran hemen hepsi oyun çağındaki çocuklar, tatil döneminde dinlenmek yerine ailelerinden, arkadaşlarından ayrı, yaş ve psikolojilerine uzak bir atmosfer içinde hafta sonu yapılacak eleme için hazırlanmaktadırlar. Sahneye çıktıklarında bazıları duruş ve tavırlarıyla tam bir yetişkin gibi davranmakta, elemeyi geçebilmek için el kol hareketleriyle daha fazla çaba sarf etmektedirler. Aileleri tarafından desteklenerek yarışmaya getirilen çocukların fazla emek harcamadan alkış ve övgülerle geçici şöhret sahibi olduklarında tüm dengeleri bozulabilir ve ilerleyen zamanlarda bu şöhreti kaybetmeleri halinde çeşitli sorunlar yaşama riski oluşabilir. Erken büyüme hali, fiziksel, zihinsel, ahlaki ve psikolojik gelişimi olumsuz yönde etkileyebilir.”
İsrail'den Türkiye İçin Flaş Karar
İsrail'den Türkiye için flaş karar
İsrail, Türkiye'deki büyükelçilik ve konsolosluk binalarına yönelik başlayan protesto gösterileri üzerine yeni bir karar aldı.
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Yedioth'un sitesi Ynet, "Türkiye, İsrail'i Gazze'ye kara operasyonu nedeniyle sert dille eleştirmesi ve ülkedeki protestoların, İsrail'in diplomatik temsilciliklerine karşı şiddetli saldırılara dönüşmesi üzerine İsrail, Türkiye'deki diplomatları geri çekmeye karar verdi" diyor.
Habere göre, İsrail, Cuma günü Türkiye'deki diplomatik heyeti "asgari düzey"e indirmekte olduğunu söyledi ve şiddetli Filistinli yanlısı protestoları , Ankara'nın kamuoyu önünde Yahudi devlete yönelttiği eleştirilere bağladı. Haberde şöyle deniliyor:
"(İsrail) Dışişleri Bakanlığı, Türk polisinin İsrail'in büyükelçiliği ve İstanbul'daki konsolosluğu için uygun korumaya sağlamadığını, bunun da 'diplomatik kuralların açık bir ihlali' olduğunu, diplomatların ailelerinin geri götürülmekte olduklarını da söyledi."
Fenerbahçe 45 milyon Euro'dan vazgeçti
Fenerbahçe 45 milyon Euro'dan vazgeçti
Federasyon Etik Kurulu'nun 'şike yok raporu' hazırladığının ileri sürüldüğü gün, Fenerbahçe'den dikkat çeken bir hamle geldi. Kulüp, TFF ve UEFA aleyhine CAS'ta açtığı davayı geri çekti.
Fenerbahçe, 3 Temmuz 2011 tarihinde başlatılan şike ve teşvik soruşturmasının ardından Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmesine izin verilmemesi nedeniyle CAS'a gitmişti.
Kulüp, UEFA ve Türkiye Futbol Federasyonu aleyhine 45 milyon Euroluk tazminat davası açmış, iki kez ertelenen davanın 18 Haziran'da görüleceği duyurulmuştu.
Bugün 'şike' süreciyle ilgili iki önemli gelişme yaşandı. TFF Etik Kurulu'nun ikinci raporunda 'şike yok' tespitinin yapıldığı ileri sürülürken, ikinci gelişmenin kaynağı Fenerbahçe Kulübü oldu. Sarı lacivertli kulüp, CAS'ta açtığı davadan feragat ettiğini duyurdu.
Rus Spikerin Gazze Tepkisi
İsrail Gazze'ye karadan girdiği önceki akşamdan beri 30 Filistinliyi daha öldürdü. Ölü sayısı 274'e yükseldi. İsrail hükümeti kara harekatını genişletme tehdidi savurdu. Gazze'deki bilanço ağırlaşırken, Rus kanalı Russia Today'in ünlü spikeri Abby Martin'in katliama sessiz kalanlara yönelik sözleri büyük yankı uyandırdı.
GAZZE'DE BİLANÇO AĞIRLAŞIYOR
İsrail askerlerinin Hamas savaşçılarının kullandığı tünelleri de hedef aldığı aktarılırken, İsrail 18 bin yedek askeri daha göreve çağırdı. İsrailordusundaki asker sayısı 65 bine yükselirken, Netanyahu hükümeti Gazze'ye kara harekatının genişleyebileceğinin sinyallerini verdi.Netanyahu, harekatın 'zaman odaklı değil, hedef odaklı' olduğunu açıkladı.
RUS SPİKERDEN İNSANLIK DERSİ
Dünya İsrail'in zulmü karşısında sessizliğe bürünürken en haysiyetli çıkışlar biri Rus kanalı Russia Today'in ünlü spikeri Abby Martin'den geldi. İsrail'in Gazze üzerinde süren hava saldırılarına tepki gösteren Martin, Amerikan medyasının tutumunu eleştirerek medyaya insanlık dersi verdi.
"K.ÇIMIN KENARINA AÇIKLASINLAR"
Gazze'de öldürülen çocuklara vurgu yapan Martin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Hamas'a ait binaların vurulduğu iddialarına k.çımla gülerim. Zaten Hamas seçimlerde en çok oy alan partidir, örgüt değil. Bu da her türlü sosyal hizmet binasını onların yaptığı anlamına geliyor. Ee burda ABD hükümetinin İsrail kendini savunuyor iddiasına ne demeli? Hem de Gazze'yi ölüm kuşatmışken. Ve Hamas'ın fırlattığı füzeler hiçbir İsrailliye zarar vermemişken. Benim gördüğüm Filistinli dostlarımın her saldırıda bir yakınını kaybettiğidir. Keyfi bir şekilde siviller öldürülüyor ve buna da birileri sorumlu davranış diyor. Sorumluluğu katletmekle açıklıyorlar. K.çımın kenarına açıklasınlar."
Yeni Akit'ten tepki çeken yayın
Yeni Akit gazetesi İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısını gerekçe göstererek skandal bir yayına imza attı.
Gazete bulmaca sayfasının ortasına yüzbinlerce Yahudiyi toplama kampları ve gaz odalarında katleden Nazi Partisi’nin Lideri Adolf Hitler'i koydu.
Gazetedeki bulmacada ‘resimdeki ünlü’ olarak Adolf Hitler yer alırken, şifreli sözcük ise ‘Seni Arıyoruz’ olarak çıktı.
Gazetedeki bulmacada ‘resimdeki ünlü’ olarak Adolf Hitler yer alırken, şifreli sözcük ise ‘Seni Arıyoruz’ olarak çıktı.
Akit’in bu yayını sosyal medyada büyük tepki topladı.
18 Temmuz 2014 Cuma
İsrail İle İlgili Bilinmeyenler Gerçekler
· Musevi olmayan israil vatandaşları israil’de hiçbir şekilde toprak satın almıyorlar
· israil’de, Musevileri Musevi olmayanlardan ayırt edebilmek için Filistinlilerin araba plakaları farklı renklerdedir.
· Batı ve Doğu, tüm Kudüs, ABD’de dahil olmak üzere tüm dünya toplumlarınca israil topraklarının bir parçası değil de, işgal edilmiş topraklar olarak kabul edilmiştir.
· israil, su kaynaklarının %85 ‘ini Musevilere tahsis ederken kalan % 15’lik kaynak ise bölgede yaşayan tüm Filistinlilere veriliyor.
· ABD, yardım adı altında her yıl israil’i 5 milyar dolar ile ödüllendiriyor.
· israil’e yapılan yıllık Amerikan yardımı ABD’nin tüm Afrika kıtasındaki ülkelere vermeyi kabul ettiği miktarı aşıyor.
· Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin kararlarına karşı çıkan israil, Lübnan ve Suriye gibi iki özgür ülkenin topraklarını işgal etmiştir.
· israil, Ortadoğu’da nükleer silahlara sahip olan tek ülkedir.
· Orta doğuda nükleer silahsızlanma anlaşmasını reddeden tek ülke israil’dir ve israil uluslararası uzmanların bölgede yapmak istediği denetimi engellemektedir.
israil yıllardır siyasi düşmanlarını öldürmek amacıyla diğer ülkelere suikastçiler göndermektedir.
· israil savunma kuvvetlerindeki yüksek rütbeli askeri görevliler, silahsız savaş mahkumlarının idam edildiklerini kabul ettiler
· israil, savaş mahkumlarının idamını kabul eden israilli askerler hakkında soruşturma yapılmasını reddediyor.
· israil, düzenli olarak Filistinlilerin banka hesaplarına, işlerine ve topraklarına el koyuyor ve bu durumdan mağdur olanlara tazminat ödemeyi kabul etmiyor.
· israil ABD’nin Mısırda bulunan büyükelçiliğini havaya uçurdu ve uluslararası sularda Amerikan gemilerine saldırarak 33 denizcinin ölmesine 177 denizcinin yaralanmasına sebep oldu.
· Fortune dergisinin Washington’da yaptığı araştırmaya göre, ABD’de deki en güçlü ikinci lobi israilli AIPAC’ dır.
· israil, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 69 ayrı kararını ihlal etmektedir.
· Dört israil Başbakanı; Begin, Shamir, Rabin, ve Sharon; sivillere yönelik bomba saldırıları, katliamlar ve sivillerin zorla köylerinden çıkartılmalarında görev almışlardır.
· israil Dışişleri Bakanlığı, israil’in Amerikalılara iyi tanıtılmasını sağlamak için iki Amerikan halkla ilişkiler şirketine para ödemektedir.
· Tüm Filistinlilerin, işgal edilmiş topraklardan çıkarılması gerektiğini savunan Madolet partisi, Sharon’un kurduğu koalisyon hükümetinin bir parçasıdır.
· Oslo’dan bu yana geçen sekiz sene içinde israil’in yerleşke inşaları artmıştır.
· Netanyahu ile kıyaslanınca, Barak döneminde yapılan yerleşke inşası iki kat artmıştır.
· israil, sivil bir otobüse saldıran ve birçok insanın ölmesine sebep olan bir israilli için posta pulu bastırmıştır.
· Filistinlilerin %95’nin işgal altındaki topraklara sözde geri dönüşleri hakkında Ehud Barak’ın ne kadar gönüllü olduğunu sıkça duyuyoruz. Fakat bu teklifi Filistinliler reddettiği zaman Filistinliler “Bir fırsatı kaçırmakla “ suçlandılar.
· Filistinliler, bir zamanlara Filistin olan toprakların %78’inde israil varlığını kabul etmişlerdir.
· Hz isa’nın torunları olduklarından Filistinli Hıristiyanlar, Hıristiyanlığın “yaşayan kalesi ( taşları ) “ olarak kabul edilmektedir.
· israil Adalet Yüksek Mahkemesince işkencenin yasaklanmasına rağmen Filistinli mahkumlara Shin Bet yetkililerince yapılan sorgulamalarda işkence yapılmaktadır.
· Dünyadaki mülteci nüfusunun büyük bölümünü Filistinli mülteciler oluşturmaktadır.
· israilliler 1988’e kadar iş ilanlarını “sadece Museviler” diyerek veriyorlardı
· Bugünün israil’i, şimdi yok edilmiş olan 400’den fazla eski Filistin köylerinin üzerine kurulmuştur ve eski izleri yok etmek için israilliler her bölgeyi yeniden isimlendirmişlerdir.
· Yeniden düzenlenen dokümanlar, 1948 yılında Filistinlilerin topraklarından çıkarılmalarının bazı durumlarda söz konusu olduğunu ve bu durumun David Ben- Gurion tarafından onaylandığını gösteriyor
· israil’de, Musevileri Musevi olmayanlardan ayırt edebilmek için Filistinlilerin araba plakaları farklı renklerdedir.
· Batı ve Doğu, tüm Kudüs, ABD’de dahil olmak üzere tüm dünya toplumlarınca israil topraklarının bir parçası değil de, işgal edilmiş topraklar olarak kabul edilmiştir.
· israil, su kaynaklarının %85 ‘ini Musevilere tahsis ederken kalan % 15’lik kaynak ise bölgede yaşayan tüm Filistinlilere veriliyor.
· ABD, yardım adı altında her yıl israil’i 5 milyar dolar ile ödüllendiriyor.
· israil’e yapılan yıllık Amerikan yardımı ABD’nin tüm Afrika kıtasındaki ülkelere vermeyi kabul ettiği miktarı aşıyor.
· Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin kararlarına karşı çıkan israil, Lübnan ve Suriye gibi iki özgür ülkenin topraklarını işgal etmiştir.
· israil, Ortadoğu’da nükleer silahlara sahip olan tek ülkedir.
· Orta doğuda nükleer silahsızlanma anlaşmasını reddeden tek ülke israil’dir ve israil uluslararası uzmanların bölgede yapmak istediği denetimi engellemektedir.
israil yıllardır siyasi düşmanlarını öldürmek amacıyla diğer ülkelere suikastçiler göndermektedir.
· israil savunma kuvvetlerindeki yüksek rütbeli askeri görevliler, silahsız savaş mahkumlarının idam edildiklerini kabul ettiler
· israil, savaş mahkumlarının idamını kabul eden israilli askerler hakkında soruşturma yapılmasını reddediyor.
· israil, düzenli olarak Filistinlilerin banka hesaplarına, işlerine ve topraklarına el koyuyor ve bu durumdan mağdur olanlara tazminat ödemeyi kabul etmiyor.
· israil ABD’nin Mısırda bulunan büyükelçiliğini havaya uçurdu ve uluslararası sularda Amerikan gemilerine saldırarak 33 denizcinin ölmesine 177 denizcinin yaralanmasına sebep oldu.
· Fortune dergisinin Washington’da yaptığı araştırmaya göre, ABD’de deki en güçlü ikinci lobi israilli AIPAC’ dır.
· israil, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 69 ayrı kararını ihlal etmektedir.
· Dört israil Başbakanı; Begin, Shamir, Rabin, ve Sharon; sivillere yönelik bomba saldırıları, katliamlar ve sivillerin zorla köylerinden çıkartılmalarında görev almışlardır.
· israil Dışişleri Bakanlığı, israil’in Amerikalılara iyi tanıtılmasını sağlamak için iki Amerikan halkla ilişkiler şirketine para ödemektedir.
· Tüm Filistinlilerin, işgal edilmiş topraklardan çıkarılması gerektiğini savunan Madolet partisi, Sharon’un kurduğu koalisyon hükümetinin bir parçasıdır.
· Oslo’dan bu yana geçen sekiz sene içinde israil’in yerleşke inşaları artmıştır.
· Netanyahu ile kıyaslanınca, Barak döneminde yapılan yerleşke inşası iki kat artmıştır.
· israil, sivil bir otobüse saldıran ve birçok insanın ölmesine sebep olan bir israilli için posta pulu bastırmıştır.
· Filistinlilerin %95’nin işgal altındaki topraklara sözde geri dönüşleri hakkında Ehud Barak’ın ne kadar gönüllü olduğunu sıkça duyuyoruz. Fakat bu teklifi Filistinliler reddettiği zaman Filistinliler “Bir fırsatı kaçırmakla “ suçlandılar.
· Filistinliler, bir zamanlara Filistin olan toprakların %78’inde israil varlığını kabul etmişlerdir.
· Hz isa’nın torunları olduklarından Filistinli Hıristiyanlar, Hıristiyanlığın “yaşayan kalesi ( taşları ) “ olarak kabul edilmektedir.
· israil Adalet Yüksek Mahkemesince işkencenin yasaklanmasına rağmen Filistinli mahkumlara Shin Bet yetkililerince yapılan sorgulamalarda işkence yapılmaktadır.
· Dünyadaki mülteci nüfusunun büyük bölümünü Filistinli mülteciler oluşturmaktadır.
· israilliler 1988’e kadar iş ilanlarını “sadece Museviler” diyerek veriyorlardı
· Bugünün israil’i, şimdi yok edilmiş olan 400’den fazla eski Filistin köylerinin üzerine kurulmuştur ve eski izleri yok etmek için israilliler her bölgeyi yeniden isimlendirmişlerdir.
· Yeniden düzenlenen dokümanlar, 1948 yılında Filistinlilerin topraklarından çıkarılmalarının bazı durumlarda söz konusu olduğunu ve bu durumun David Ben- Gurion tarafından onaylandığını gösteriyor
İsrail'in Gazze Saldırısı
Fransa Filistin yanlısı mitingleri yasakladı.
İşte Türkiye'nin En İyi 10 Üniversitesi
Buna göre, Tüm Üniversitelerin Genel Puan Tablosu'nda 9 kritere göre en yüksek puanıHacettepe Üniversitesi alarak listenin zirvesine yerleşti. Hacettepe'nin ardından ODTÜ 2.,İstanbul Üniversitesi de 3. oldu. Ankara Üniversitesi 4., Gazi Üniversitesi 5., Ege Üniversitesi 6., Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 7., İstanbul Teknik Üniversitesi 8., Atatürk Üniversitesi 9., Erciyes Üniversitesi 10. sırada yer aldı.
Kara operasyonunda 2 İsrailli öldü
Kassam Tugayları'ndan yapılan yazılı açıklamada, Gazze'ye saldıran İsrail askerlerinin pusuya düşürüldüğünü ve 7 askerin yaralandığı ifade edilmişti. İsrail'in Jerusalem Post gazetesi ise, 'Kara operasyonunda öldürülen ilk İsrail askeri' başlıklı haberinde, Kassam Tugayları'nın 1 İsrail askerini öldürdüğünü duyurdu. İsrail Başbakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada da İsrail askerinin öldürüldüğü doğrulandı.
İsrailli bir başka asker de Hamas'ın keskin nişancıları tarafından vuruldu
Kassam Tugayları'nın yazılı açıklamasında, "Keskin nişancılarımız, Han Yunus'un doğusunda yer alan El-Karara beldesinde bir İsrail askerini yakın mesafeden vurdu. Ayrıca Gazze Şeridi'ndeki Beyt Lahya'nın kuzeyinde konuşlanan İsrail askeri araçlarına 10 havan topu fırlatıldı" ifadesi kullanıldı. İsrail ordusu da Gazze'de kara harekatı başlatılmasından bu yana ilk İsrail askerinin öldüğünü duyurdu.
Kassam: 2 İsrail askerini öldürdük
Öte yandan Kassam Tugayları'nın açıklamasına göre, Beyt Lahiye bölgesinde 2 İsrail askerinin öldürüldüğü belirtildi. Açıklamada, Gazze'ye saldıran askerlere Kassam Tugayları tarafından 'Parça tesirli bomba atıldı ve 2 İsrail askeri öldürüldü, 7 asker yaralandı' ifadesi kullanıldı.
Milli Silahlar
ALTAY - MİLLİ TANK
AKYA
MİLGEM - MİLLİ GEMİ
ANKA - İNSANSIZ HAVA ARACI
ATMACA - MİLLİ GEMİSAVAR
ARMA - ZIRHLI MUHARABE ARACI
BMC KİRPİ
COBRA - ZIRHLI TEKERLİKLİ ARAÇ
GÖKTÜRK MİLLİ KEŞİF UYDUSU
HÜRKUŞ EĞİTİM UÇAĞI
GÖZCÜ - MİNİ İNSANSIZ HAVA ARACI
İNSANSIZ DENİZ ARACI
KASIRGA TR-300 FÜZESİ
MelTEM DENİZ KARAKOL UÇAĞI
MİLLİ PİYADE TÜFEĞİ (MPT)
PARS - ZIRHLI MUHAREBE ARACI
TÜBİTAK AKILLI BOMBA
LEOPARD 2A4 TANKI MODERNİZASYONU
Son 5 yılda baya iş yapmışız milli projeler olarak.İsrail her ne kadar engellemek istese de,yakın zamanda savunma sanayi ihracında önemli ülkelerden oluruz.
AKYA
MİLGEM - MİLLİ GEMİ
ANKA - İNSANSIZ HAVA ARACI
ATMACA - MİLLİ GEMİSAVAR
ARMA - ZIRHLI MUHARABE ARACI
BMC KİRPİ
COBRA - ZIRHLI TEKERLİKLİ ARAÇ
GÖKTÜRK MİLLİ KEŞİF UYDUSU
HÜRKUŞ EĞİTİM UÇAĞI
GÖZCÜ - MİNİ İNSANSIZ HAVA ARACI
İNSANSIZ DENİZ ARACI
KASIRGA TR-300 FÜZESİ
MelTEM DENİZ KARAKOL UÇAĞI
MİLLİ PİYADE TÜFEĞİ (MPT)
PARS - ZIRHLI MUHAREBE ARACI
TÜBİTAK AKILLI BOMBA
LEOPARD 2A4 TANKI MODERNİZASYONU
Son 5 yılda baya iş yapmışız milli projeler olarak.İsrail her ne kadar engellemek istese de,yakın zamanda savunma sanayi ihracında önemli ülkelerden oluruz.
İsrail'den tank muhimmat parçası alımına devam
Türkiye’nin uzun bir süredir silah alımını durduğu öne sürülen İsrail’den mühimmat parçası almaya devam ettiği bir taşıma ihalesi ile ortaya çıktı.
- Anlaşma taşıma ihalesi ile ortaya çıktı.
Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE ) İsrail’den taşınacak 31 bin 500 parça için taşıma ihalesi açtı. SIBAT (İsrail Savunma Bakanlığı Yabancı Savunma Yardım ve İhracat Dairesi) başkanı General Aiveli Temmuz 2013’te Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada “Türkiye’ye yapılan silah ihracatı hiçbir zaman sıfır olmamıştır” şeklinde konuşmuştu.
120 MM TANK MÜHİMMAT PARÇASI
Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE)’nun 3 Eylül 2013 Deniz Ticaret Odasına yazdığı yazıda 1 adet 20 lik ve 1 adet 40 lık konteynır içinde 6 kalemde 31 bin 508 adet 120 mm Tank mühimmatı parçasının taşınacağını ve bu nedenle ihale açtığı belirtti. Söz konusu yazıda İsrail Military İndustries (I.M.I) fabrikasından teslim edilecek mühimmatın sevke hazır olduğu, İsrail Haifa limanından İstanbul’a taşınacağı ve yükün tehlikesiz olduğu belirtilerek taşıma ile ilgili şartlar yazıldı.
MÜŞTEŞAR “GEÇMİŞTEN KALAN KÜÇÜK PARÇALAR” OLARAK AÇIKLAMIŞTI
Mavi Marmara olayından sonra İsrail’den silah alım anlaşmalarını askıya alındığı açıklanmış ve Milli Savunma Sanayii Müsteşarı Murat Bayar Nisan 2011’de basına verdiği demeçte “Artık İsrail’den silah almıyoruz. Bu günden sonra yeni anlaşmalar yapmıyoruz. Geçmişten kalan küçük parçalara dönük alımlar var sadece. Modernizasyonla ilgili şeyler. İsrail’e silah konusunda da ‘one-minute’ dedik. Aramızda sorun olduğu da doğru. Bağlantı kurmak istiyorlar. Ancak başka ülkelerle bağlantılarımız genişledi. Birçok ülke ile çalışmamız var ama İsrail ile yok.” şeklinde konuşmuştu.
2008’DE TİCARET HACMİ 2.6 MİLYAR DOLARDI
Türkiye, envanterindeki 170 adet Amerikan M60 A1 tanklarının yenilenmesini öngören yaklaşık 1 milyar dolarlık tank anlaşmasını da 2002 yılında, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının gerçekleştiği dönemde, bu ülke ile imzalamıştı. 2008 verilerinde Türkiye ve İsrail arasındaki ‘ticaret hacmi’ yaklaşık 2.6 milyar dolardı.
İSRAİL SAVUNMA SANAYİ SİLAH SATIŞINDA SÜPER LİG’DE
Temmuz 2013’de basına yansıyan haberlerde İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak çalışmalarını sürdüren SIBAT (İsrail Savunma Bakanlığı Yabancı Savunma Yardım ve İhracat Dairesi), İsrail savunma sanayi 2012 ihracatının 7.4 milyar dolar olarak gerçekleştiği açıklanmıştı.
Ülkenin dünyanın sekizinci silah ihracatçısı ülkesi haline gelerek bu sektörde “süper lig”de yer aldığı belirtilirken SIBAT Başkanı General Şimaya Avieli, İsrail savunma sanayinin 2012 yılında ağırlıklı olarak Asya-Pasifik ülkeleriyle Azerbaycan gibi yeni ve güçlü alıcılar sayesinde krizi aştığını İsrail’in son dönemde, özellikle Türkiye, Vietnam, Malaysiya, Endonezya’daki büyük savunma sanayi ihalelerini almak için yoğun çaba gösterdiğini açıklamıştı.General Avieli’nin Temmuz 2013’te Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada “Türkiye’ye yapılan silah ihracatı hiçbir zaman durmadığı gibi, İsrail devletinin çıkarları korunarak devam etmektedir. Geçmiş yıllardaki ilişkilerin aynen devam etmediği doğrudur. Ancak rakamlara bakılırsa Türkiye’ye yapılan silah ihracatı hiçbir zaman sıfır olmamıştır” şeklinde konuşmuştu.
IŞİD, İsrail'in Gazze'deki zulmüne neden sessiz kalıyor
IŞİD, İsrail'in Gazze'deki Zulmüne Neden Sessiz Kalıyor
İslam dünyasında kısa sürede güçlenerek en güçlü örgütlerden biri haline gelen IŞİD'in, İsrail'in Gazze'ye yönelik zulmü karşısında sessiz kalması tepki çekiyor.
İsrail'in dün gece Han Yunus ve Cebeliye bölgelerinden Gazze Şeridi'ne karşı başlattığı kara harekatında bazıları kadın ve çocuklar olmak üzere 25 Filistinli sivil ve bir İsrail askeri hayatını kaybetti, yaklaşık 200 kişi de yaralandı.
IŞİD İSRAİL ZULMÜNE NEDEN SESSİZ?
İsrail, Gazze'ye yönelik saldırılarının şiddetini artırırken, dünya devletlerinin bu zulüm karşısında sessiz kalması tepki çekiyor. Ancak konuyla ilgili dikkat çeken bir başka hususta son dönemlerde Irak'ta yaptığı eylemlerle gündeme gelen IŞİD'in İsrail saldırıları konusunda sessiz kalması...
"IŞİD SİYONİSTTİR"
Orta Doğu'da gün geçtikçe güçlenen ve nasıl yükseldiği anlaşılamayan IŞİD örgütüyle ilgili farklı iddialar ortaya atılıyor. Irak Meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı Vetut, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada "IŞİD'den ele geçirilen bazı silahların İsrail yapımı olduğunu tespit ettik. IŞİD siyonisttir ve asıl hedefi Arap ülkelerini kaosa sürüklemektir" ifadelerine yer vermişti.
"FİTNEYE KARIŞMADIĞI SÜRECE DOKUNMAYACAĞIZ"
Vetut'un bu açıklamasının ardından IŞİD, İsrail'in Irak ve Suriye'de Müslümanlara uyguladığı şiddetle ilgili "İsrail fitneye karışmadığı sürece onlara dokunmayacağız" değerlendirmesinde bulunmuştu.
KISA FİLME KONU OLDU
IŞİD'in İsrail ile ilişkisi çekilen bir kısa filme de konu olmuştu. Filistinli gençler tarafından çekilen kısa filmde, IŞİD'in Müslümanları öldürmekten çekinmediği görülürken, İsrailli bir vatandaşa hiç dokunmadan salıvermeleri dikkat çekmişti.
Müslüman Ülkeler Neden İsrailden Korkuyor
Çavuşoğlu: ''Müslüman ülkeler nerede?'' -
AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail'in Gazze'ye saldırılarıyla ilgili batılı ülkelerin yanı sıra İslam dünyasının da sessiz kaldığını belirterek, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail'in Gazze'ye saldırılarıyla ilgili batılı ülkelerin yanı sıra İslam dünyasının da sessiz kaldığını belirterek, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Çavuşoğlu, partisinin Mersin İl Başkanlığı tarafından Suphi Öner Öğretmenevi'nde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Gazze'deki katliamlar ve İsrail'in zulmü nedeniyle buruk bir ramazanın yaşandığını ifade etti.
İsrail'in hava saldırılarıyla Gazze'yi bombaladığını, geçmişte de fosfor bombalarıyla bebek ve çocukları katlettiğini anlatan Çavuşoğlu, tüm bunların dünyanın gözünün önünde olduğunu söyledi.
Dünyanın bu vahşete sessiz kaldığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Hatta birçok medeniyetin beşiği olarak kendini adlandıran ülkeler İsrail tarafında yer almıştır. Bunu gerçekten anlamak mümkün değil. Hiçbir ilke, hiçbir ahlak kuralları, hiçbir vicdan bunu kabul etmez. Biz de kesinlikle Türkiye olarak, AK Parti olarak, bir Müslüman olarak varsa bile böyle bir kural, varsa böyle bir ilke biz bunu tanımıyoruz ve lanetliyoruz" dedi.
Çavuşoğlu, İsrail'in bu zulmünü lanetlediklerini tekrarlayarak, şöyle devam etti:
"Aynı şekilde demokrasinin savunucusu kesilen başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere onlara da şunu söylüyoruz; Bıktık sizin çifte standartınızdan, bıktık sizin iki yüzlülüğünüzden. Bir taraftan diyeceksiniz ki 'demokrasiyi savunuyoruz' bir taraftan 'insan hakları', bir taraftan 'uluslararası hukuk kurulları' diyeceksiniz ama İsrail'in insan haklarını çiğnediğini, insanın en doğal hakkı olan yaşam hakkını ihlal ettiğini görmezden geleceksiniz. Sivilleri öldürdüğünü görmezden geleceksiniz ve de utanmadan, sıkılmadan 'İsrail'in yanındayız' diyeceksiniz. İşte o zaman ben size iki yüzlüsünüz derim. Siz gerçek anlamda demokrasiyi savunmuyorsunuz. Siz gerçek anlamda insan hakları savunucusu değilsiniz. Çünkü işinize geldiği gibi insan hakkını savunuyorsunuz. Bir insanın yaşama hakkını savunabilme gücünüz yoksa kusura bakmayın ben de AB Bakanı ve Başmüzakereci olarak, sizlerle her gün konuşan birisi olarak bunları söylerim."
Çavuşoğlu, her zaman yanlışa yanlış, doğruya da doğru dediklerinin altını çizerek, diğer ülkelere rağmen Türkiye'nin susmadığını, diğer liderler zulme gözlerini kapatırken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın doğruları söylediğini ifade etti.
Bazen kendisine "Bakanım Avrupa iki yüzlü. Ne işimiz var bunlarla gelin İslam birliğini kuralım ya da İslam birliği içinde olalım" denildiği aktaran Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
"Ben buradan bir kez daha söylüyorum. Hadi bu batıyı anladık, hadi İsrail'in yanında yer alanları anladık. Peki Müslüman dünyası nerede, İslam dünyası nerede, Müslüman ülkeler nerede? Onlar neden korkuyorlar? Onlar neden sesini çıkaramıyorlar? Bosna'da katliam oldu sustular. Mısır'da darbeler oldu, katliam oldu destek oldular. Şimdi Filistin'de katliam var susuyorlar. Peki biz nasıl bunlarla bir birlik kuracağız? Nasıl birlikte yürüyeceğiz bunlarla? Biz tek başımıza da kalsak doğruyu söylemeye devam edeceğiz, tek başımıza da kalsak vicdanımızın sesini dinlemeye devam edeceğiz. Tek başımıza da kalsak Filistin'deki mazlumların, Mısır'daki gariplerin, dünyada nerede bir garip varsa onun sesi olmaya devam edeceğiz."
Çavuşoğlu, gelecek ay cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağını belirterek, Türkiye'nin bulunduğu noktadan daha da ileri gitmesi için çok önemli olan bu seçimlerde teşkilatların sandıklara sahip çıkması gerektiğini söyledi.
Çavuşoğlu, yemeğin ardından sivil toplum kuruluşları ve fahri konsoloslarla toplantı yaparken, daha önce duyurulan Valilik ziyareti ise iptal edildi.
Savaşa Hazırız mesajı
Ukrayna'dan Rusya'ya 'savaşa hazırız' mesajı
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Deşçitsa, Moskova yönetiminin Ukrayna sınırında tatbikat yapma kararıyla ilgili olarak sert açıklamalarda bulundu
Deşçitsa, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da yaptığı açıklamada, askeri tatbikatın bölgedeki durumu fazlasıyla kızıştırdığını söyleyen Deşçitsa, "Rusya'nın Kırım Yarımadası'nı ilhak etmesinin kendilerine ders olduğunu" vurguladı.
"Bu tecrübeyle Ukrayna'yı istila etmeleri durumunda Rus birlikleriyle savaşırız" diyen Deşçitsa, "Ukrayna halkı ve ordusunun bunu yapmaya hazır olduğunu" kaydetti.
Deşçitsa, "Tatbikatının, Ukrayna sınırına daha önce planlanandan daha yakın bir bölgede yapıldığını" da belirterek, Rus askerlerinin bölgeden çekilmesini istedi.
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, güney ve batı bölgelerinde askeri birliklerin tatbikata başladığını açıklamış, Ukrayna hükümetinin doğu bölgelerinde terör operasyonuna başlamasının endişe verice olduğunu belirterek, "Bu sebeple Rusya'nın bu tür gelişmelere tepki vermek zorunda olduğunu" belirtmişti.
"Bu tecrübeyle Ukrayna'yı istila etmeleri durumunda Rus birlikleriyle savaşırız" diyen Deşçitsa, "Ukrayna halkı ve ordusunun bunu yapmaya hazır olduğunu" kaydetti.
Deşçitsa, "Tatbikatının, Ukrayna sınırına daha önce planlanandan daha yakın bir bölgede yapıldığını" da belirterek, Rus askerlerinin bölgeden çekilmesini istedi.
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, güney ve batı bölgelerinde askeri birliklerin tatbikata başladığını açıklamış, Ukrayna hükümetinin doğu bölgelerinde terör operasyonuna başlamasının endişe verice olduğunu belirterek, "Bu sebeple Rusya'nın bu tür gelişmelere tepki vermek zorunda olduğunu" belirtmişti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)